Ana Sayfa | Reklam Ver | Sitene Ekle | Künye | Facebook | Twitter
 
Fuarlar Arkeoloji Toki Haberleri Yazılık Devremülk Emlakçılar Sözleşme Örnekleri
 
İnşaat sektörünün geleceği için 7 karar! 16.02.2011
TOBB ile sektörel derneklerin Deloitte hazırlattığı Türkiye İnşaat Malzemeleri Sektör Görünüm Raporu'na göre inşaat ve inşaat malzemeleri sektörünü önümüzdeki 5 yıl içinde talebe bağlı olarak çok parlak bir dönem bekliyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve sektörel dernekler, uluslararası denetim ve danışmanlık firması Deloitte Türkiye’ye hazırlattığı Türkiye İnşaat Malzemeleri Sektör Görünüm Raporu'nu düzenledikleri bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.

Sektör temsilcilerinin katılımıyla Swissotel'de düzenlenen toplantıda açıklanan raporda, sektörün mevcut durumu ve geleceği değerlendirildi. Raporda, önümüzdeki 5 yılda gelişmekte olan ülkelerde artan altyapı ve konut ihtiyacına bağlı olarak inşaat sektörünü parlak bir dönemin beklediği, Türk inşaat malzemeleri sektörünün de bu dönemde yüksek büyüme beklentisi olan ülkelerin başında geldiği ifade edildi.


Toplantıda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)  Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, küresel krizin etkilerini bertaraf etme noktasında inşaat sektörünün payının büyük olduğunu belirtirken, inşaat sektörünün krizde yüzde 18.4 büyüdüğünün altını çizdi.

Türkiye'de artan kentsel dönüşüm projeleri, kalitenin öne çıkması, altyapı inşaatlarındaki büyüme, harcanabilir gelir seviyesinin yükselmesi, büyüyen ekonomiye ve yabancı yatırımlara bağlı olarak artan ofis ve üretim tesisi talebi ve enerji yatırımlarının iç pazarı büyüteceğini belirten Hisarcıklıoğlu, ''Türkiye'nin önümüzdeki 3 yılda ortalama yüzde 5 büyümesi tahmin edilirken, inşaat sektöründeki büyümenin yüzde 8'in üzerinde olmasını bekliyoruz.'' dedi.

Türk müteahhitlerinin eksi 20 derecedeki Sibirya'dan, artı 50 derecedeki Arabistan çölüne kadar her yerde artan bir şekilde iş yapabildiğini belirten Hisarcıklıoğlu, ''Doğu Avrupa, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde inşaat alanında yeni pazarlar açılıyor. Diğer bir ifadeyle, Türkiye ve çevre ülkeler şantiye halinde olacak. Bizler bunun farkında olup bu bölgelerde daha aktif olmalıyız.'' dedi.


Türkiye'nin önündeki bu yeni döneme hazılıklı olması gerektiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu,''Türkiye'nin üretim odaklı" olmak yerine "teknoloji odaklı" olması, üretim maliyeti içinde önemli bir yer tutan enerji maliyetlerini düşürmesi, insan kaynağını geliştirmesi, lojistik altyapısını güçlendirmesi ve tabi ki, Evini Yenile Türkiye kampanyasında ve bu raporda ortaya koyduğumuz sektörel işbirliklerini artırmasına ihtiyaç vardır.'' dedi.


Artan müşteri beklentilerinin yanı sıra çevre, sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği konuları da inovasyon ve Ar-Ge'ye odaklanılmasını zorunlu olduğunu belirten Türkiye Seramik Federasyonu (SERFED) Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Türkiye'nin inşaat malzemeleri sektöründe sürdürülebilir rekabet gücüne ulaşması için üretim odaklılıktan teknoloji odaklılığa geçiş yapmasının şart olduğunu vurguladı.


 İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Başkanı Hüseyin Bilmaç da Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 8 büyümeyle tamamlanması beklenen 2010 yılının, inşaat sektörü için kayıpların telafi edilerek büyümeye geçiş dönemi olduğunu söyledi. Bilmaç, İMSAD olarak Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023'de Türkiye'ye 3 tane 100 hediye edeceklerini belirtirken,  '100 milyar dolar yurt dışı müteahhitlik geliri, 100 milyar dolarlık iç pazar büyüklüğü ve 100 milyar dolar inşaat malzemeleri ihracatı...' dedi.

TOBB tarafından açıklanan raporda, Türk inşaat malzemeleri sektörününü gelecekte büyümeyi yönetebilmek için çeşitli stratejik inisiyatiflere odaklanması önerilirken, bu stratejik kararlar ise şöyle sıralanıyor.

1. İnşaat sektörü merkezli enerji verimliliği seferberliği

İnşaat malzemeleri sektörleri enerji yoğun sektörler olmaları sebebiyle sanayide enerji verimliliğinin artırılmasıyla sektörlerin rekabetçiliğinin yükseltilmesi ve binalarda enerji verimliliğini artıracak ürünlere odaklanılmasıyla da ülkenin cari açığının azaltılmasına katkı sağlanması mümkün olabilecektir.

2. Çevre ve sürdürülebilirlik dönemine hızlı uyum

Çevre ve sürdürülebilirlik konusunda AB müktesebatına uyum süreci Türkiye’de ilgili mevzuatların hayata geçmesiyle üreticilerin bu mevzuatlara uygun ürün geliştirmeleri ve üretim faaliyetleri gerçekleştirmeleri anlamına gelirken, AB’ye yapılan ihracatın sürdürülebilmesi için de firmaların ürün ve süreçlerinde değişiklikler yapmaları anlamına geliyor. Bu alanda sektörde bilinçlendirmenin yapılması, sektör içi işbirliklerine yönelik platformların oluşturulması, destek ve teşviklerin sağlanması konularında kamuya, derneklere ve firmalara önemli görevler düşmektedir.

3. İnovasyon kabiliyetinin artırılması

Türkiye’nin inovasyon kabiliyetinin artırılması amacıyla, Türkiye’de global oyuncuların yurt dışında bulunan Ar-Ge merkezlerini Türkiye’ye kaydırmalarını sağlamak için seçilecek bir bölgede/şehirde sosyal hayat ve bilimsel altyapının geliştirilmesi gerekecektir. Ayrıca, Türkiye’nin Ar-Ge kabiliyetinin artırılması için firmaların üretim ve satış odaklılıktan pazar odaklı yapıya geçmeleri de kritik önem taşıyacaktır.

4. Markalaşma–satış odaklılıktan pazar odaklılığa dönüşüm

Sağlık, güvenlik, enerji verimliliği, çevre, sürdürülebilirlik konularında bilinç seviyesi yükselirken inşaat malzemeleri satın alımı yapan kişiler için artık fiyat ve ne aldıklarının yanı sıra ürünlerin markası da önem kazanmaya başlamıştır. Artık temel bir beklenti olan kalite ve teknik özellikler markaları farklılaştırmaya yetmezken müşterinin önem verdiği diğer özelliklerin tespit edilmesi, firma yetkinlikleri ve rakipler de dikkate alınarak farklılaştırıcı bir marka stratejisi geliştirilmesi ve kurum içinde yaygınlaştırılması önem taşımaktadır.

5. Operasyonel mükemmellik ve kurumsal altyapının geliştirilmesi

İnşaat malzemeleri üreticileri açısından değişimin gerektirdiği bu stratejileri hayata geçirebilmek ve firmalarda büyüme sonucu oluşacak karmaşık yapıyı yönetebilmek için operasyon modellerinin organizasyon, süreç ve teknolojiyi de içerecek şekilde geliştirilmesi kritiktir.Bayilik kanalında ise artan müşteri ve hizmet seviyesi beklentilerine daha iyi cevap vermek, rekabete karşı ayakta kalmak için bayilerin uzmanlaşma ve mağazalaşmaları, birleşme ve finansal olarak güçlenmeleri, kurumsal yapılarını güçlendirmeleri, kalite ve sertifikasyon için operasyonların hazır hale getirilmesi, konsept mağazalar geliştirilmesi ve güçlü web siteleri ile desteklenmesi ve de bilgi teknolojisi altyapısının geliştirilmesi kritik bir önem kazanmaktadır.

6. Yetenekli insan gücünün sektöre çekilmesi

İnşaat sektörü, Türkiye’nin en büyük istihdam yaratan iş kolu özelliğini taşısa da sektörün tüm değer zinciri boyunca yetenekli iş gücünü çekmekte yetersiz kaldığı göze çarpmaktadır. Bu sebeple, sektörel işbirlikleri ile yeteneklerin yetiştirilmesi gerekmektedir. Firma düzeyinde de yeteneklerin sektöre çekilmesi için sektörde ağırlıklı olan aile şirketlerinde kurumsallaşmanın sağlanması ve insan kaynakları yönetim modellerinin oluşturulması kaçınılmaz olacaktır.

7. Sektörel işbirliklerinin geliştirilmesi zorunlu

Sektörü bekleyen değişimler sektörde üreticilerin, satış ve dağıtım kanallarının, müteahhitlik firmalarının ve mimarların bir arada çalışmasını zorunlu kılmaktadır. Kamu tarafına bakıldığında da çok sayıda farklı kurumun, inşaat sektörünün sorunlarına çözüm bulmak için taraf olduğu görülmektedir. Özellikle enerji verimliliği, çevre ve iklim değişikliği, inovasyon ve fiziki altyapı konularında bu çok sayıda tarafın koordinasyonu, çözüm mekanizmalarının belirlenmesi ve geliştirilmesi konusunda öncelikle sektör kendi yapılanmasını gerçekleştirmeli ve kamu ile entegre alışılması için gerekli koordinasyon kurulu yapılanmasını oluşturmalıdır.

 
Bu Haberi Profilinde Paylaş
Copyright 2011 © - Emlakgunlugu.com bir Piston Interactive Ürünüdür.
Emlak Haberleri - Konut Projeleri - Mortgage ve Kredi - İhaleler - Emlak Hukuku - Mimarlık - Kampanyalar - Global Haberler - İnsan Kaynakları - Künye